| Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığından:
Esas No : 2006/3801
Karar No : 2007/416
Kanun Yararına Temyiz Eden : DANIŞTAY BAŞSAVCISI
Davacı : Metin ÜZBE
Vekili : Av.Savaş Barış PEKER-Çark Cad.53/7-SAKARYA
Karşı Taraf : Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü-SAKARYA
İstemin Özeti : Ankara 5. İş Mahkemesinin 17.11.2003 günlü ve K:2003/1792
sayılı kararıyla,
Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği
Müdürlüğünce 8.7.2003 tarihinde yapılan iş akti feshinin geçersizliğine
ve davacının işe iadesine; yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin
işe başlatmaması halinde dört aylık ücreti tutarında tazminatın ve kararın
kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için de dört aylık tutarında ücret
ve haklarının ödenmesine karar verilen davacının işe başlatılmaması nedeniyle
tarafına ödenen dört aylık ücreti tutarında tazminat ile kararın kesinleşmesine
kadar geçen süre için dört aya kadar doğan ücret ve hakları toplamı üzerinden
tevkif edilerek muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenen gelir vergisinin
iadesi istemiyle vergi idaresine yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme
ve yapılan tevkifata karşı açılan davada; işveren tarafından davacıya
yapılan ödemenin mahkeme kararı üzerine ödenen bir tazminat olduğu ve
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi
gereken tazminatlardan olmadığından vergilendirilemeyeceği gerekçesiyle
tevkif edilerek ödenen verginin ret ve iadesine karar veren Sakarya Vergi
Mahkemesinin 20.7.2005 gün ve E:2005/46, K:2005/178 sayılı kararını; iş
mahkemesi kararında hükmedilen tazminat, işçiye çalışılmayan sürelerde
ödenmeyen ücret niteliğinde olduğundan, üzerinden vergi tevkifatı yapılmasında
hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozan ve davayı reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 20.10.2005 gün ve E:2005/424, K:2005/578 sayılı
kararına karşı yapılan karar düzeltme istemini; feshin geçersizliği ve
işçinin işe iadesi yönünde verilen iş mahkemesi kararının kesinleşmesine
kadar çalışılmayan süre için davacıya ödenen dört aylık ücreti ve diğer
hakları üzerinden yapılan vergi tevkifatında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacının işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücreti tutarında ödenen
tazminatın ise Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinde düzenlenen vergiden
müstesna tutulan tazminatlardan olmadığından bu ödeme üzerinden vergi
tevkifatı yapılmasının da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006 gün ve E:2006/129, K:2006/183 sayılı
kararının; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, işverene
tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı
verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin
ücret olarak tanımlandığı, ücretin,tazminat, tahsisat, zam, avans, aidat,huzur
hakkı, pirim, ikramiye gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş
olmasının ya da ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın
belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş olmasının mahiyetini değiştirmeyeceğinin
ifade olunduğu, davacı hakında, yargı kararıyla iş akti feshinin geçersizliğine
ve işe başlatılmaması halinde yapılacak ödemelerle ilgili olarak kurulan
hükümlerin dayanağının, 4857 sayılı İş Kanununun 20 ve 21'inci maddeleri
olduğu, işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde
hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık
ücreti ile diğer haklarını kapsayan ödeme,hizmet aktine dayalı ve hizmeti
sürdürmesi gerektiği halde, aktin sebepsiz feshi üzerine işçinin alıkonulduğu
hizmeti ile ilgili olarak yapılmış bir ödeme olduğundan Gelir Vergisi
Kanununun 61'inci maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığının
kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı,
ancak, yasal süre içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması nedeniyle
işverence davacıya dört aylık ücreti tutarında ödenen tazminat ise; işverenin
yeterli sebep göstermeden iş aktine son vermesi önlenerek çalışanın işe
başlatılmasını zorlamaya yönelik bir ödeme olduğundan ve Gelir Vergisi
Kanununun 61'inci maddesinde düzenlenen ücret tanımına girmeyen bu tazminatın
vergilendirilmesi mümkün olmadığından bu ödeme üzerinden yapılan vergilendirme
yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Başsavcısı
tarafından kanun yararına bozulması istenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince Danıştay Başsavcısı tarafından
kanun yararına temyiz edilen Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006
gün ve E:2006/129, K:2006/183 sayılı kararı incelendikten ve Tetkik Hakimi
Cennet Oksal'ın açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşülüp
düşünüldü:
Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği ile yaptığı iş sözleşmesi
işveren tarafından feshedilen davacının, feshin geçersizliği ve işe iadesini
isteyerek açtığı davayı sonuçlandıran Ankara 5.İş Mahkemesinin 17.11.2003
tarihinde verdiği K:2003/1792 sayılı kararıyla; aktin feshinin geçersizliğine
ve davacının işe iadesine karar verildiği; süresinde işe iadesini isteyen
davacının bu istemi yerine getirilmeyerek işe başlatılmadığı; dört aya
kadar olmak üzere kararın kesinleşmesine kadar olan sürede doğan ücret
ve hakları dışında işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücretinin de
tazminen ve iş mahkemesi kararı gereğince davacıya ödenmesi sırasında
bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapıldığında çekişme bulunmamaktadır.
Yapılan bu tevkifata karşı açılan davayı inceleyen Sakarya Vergi Mahkemesince
verilen 20.7.2005 gün ve K:2005/178 sayılı kararla davacıya yapılan ödemelerin
iş mahkemesi kararına dayandığı ve Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde
ücret olarak vergilendirilmesi gereken ödemelerden olmadığı gerekçesiyle
tevkif edilen vergilerin davacıya ret ve iadesine karar verilmişse de
bu kararı itiraz yoluyla inceleyen Sakarya Bölge İdare Mahkemesince verilen
3.3.2006 günlü ve E:2006/129, K:2006/183 sayılı kararla, kesilen vergilerin
davacıya ret ve iadesine ilişkin hükmün bozulduğu ve 2577 sayılı Yasanın
45'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildiği
anlaşılmaktadır.
Kanun yararına bozma istemi; iş mahkemesi kararı gereğince işveren tarafından
davacının işe başlatılmaması nedeniyle ödenen tazminattan vergi kesintisi
yapılmasında hukuka aykırılık görülmeyerek verilen davanın reddi yolundaki
hüküm fıkrasına ilişkindir. Sözleşmenin feshinin geçersizliğine ve çalışanın
işe iadesine karar verilmesi üzerine bu istemle başvurulmasına karşın
işe başlatmayan işveren aleyhine hükmolunan tazminatın ödenmesi, iş sözleşmesinin
tarafları arasındaki çalışma ilişkisinin sona ermesi sonucunu yaratmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde ücret ve ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı
sağlanan ve para ile temsil edilen yahut edilebilen ödemeler olmasıdır.
Çalışanı işe iade etmeyerek çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından
yargı kararında öngörüldüğü için ödenen tazminat, ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliklerini taşımadığından, bu ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun
61'inci ve 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bent
uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
Yargı kararıyla işe iadesine karar verilen davacıya, başvurusuna rağmen
işe başlatılmayarak işsiz bırakılması nedeniyle işverence yapılan bu ödeme;
Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1)
işaretli bentte vergiden müstesna tutulan işsizlik sebebiyle verilen tazminat
niteliğinde olduğu halde, 25'inci maddede sadece çalışanlara ödenen kıdem
tazminatının 24 aylığı aşmayan kısmının vergiden müstesna tutulduğuna
dayanılarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısının temyiz isteminin kabulü ile
Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006 gün ve E:2006/129, K:2006/183
sayılı kararının, davacıya, işe başlatılmaması sebebiyle dört aylık ücreti
tutarında ödenen tazminatın tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık
bulunmadığı gerekçesine dayanan davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının;
2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun
yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına,
kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine
ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 15.2.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığından:
Esas No : 2006/3800
Karar No : 2007/415
Kanun Yararına Temyiz Eden : DANIŞTAY BAŞSAVCISI
Davacı : Savaş ÇABUK
Vekili : Av.Savaş Barış PEKER-Çark Cad.53/7-SAKARYA
Karşı Taraf : Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü-SAKARYA
İstemin Özeti: Ankara 5. İş Mahkemesinin 3.10.2003 günlü ve K:2003/1641
sayılı kararıyla,
Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği
Müdürlüğünce 9.7.2003 tarihinde yapılan iş akti feshinin geçersizliğine
ve davacının işe iadesine; yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin
işe başlatmaması halinde dört aylık ücreti tutarında tazminatın ve kararın
kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için de dört aylık tutarında ücret
ve haklarının ödenmesine karar verilen davacının işe başlatılmaması nedeniyle
tarafına ödenen dört aylık ücreti tutarında tazminat ile kararın kesinleşmesine
kadar geçen süre için dört aya kadar doğan ücret ve hakları toplamı üzerinden
tevkif edilerek muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenen gelir vergisinin
iadesi istemiyle vergi idaresine yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme
ve yapılan tevkifata karşı açılan davada; işveren tarafından davacıya
yapılan ödemenin mahkeme kararı üzerine ödenen bir tazminat olduğu ve
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi
gereken tazminatlardan olmadığından vergilendirilemeyeceği gerekçesiyle
tevkif edilerek ödenen verginin ret ve iadesine karar veren Sakarya Vergi
Mahkemesinin 20.7.2005 gün ve E:2005/47, K:2005/179 sayılı kararını; iş
mahkemesi kararında hükmedilen tazminat, işçiye çalışılmayan sürelerde
ödenmeyen ücret niteliğinde olduğundan, üzerinden vergi tevkifatı yapılmasında
hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozan ve davayı reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 16.11.2005 gün ve E:2005/425, K:2005/641 sayılı
kararına karşı yapılan karar düzeltme istemini; feshin geçersizliği ve
işçinin işe iadesi yönünde verilen iş mahkemesi kararının kesinleşmesine
kadar çalışılmayan süre için davacıya ödenen dört aylık ücreti ve diğer
hakları üzerinden yapılan vergi tevkifatında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacının işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücreti tutarında ödenen
tazminatın ise Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinde düzenlenen vergiden
müstesna tutulan tazminatlardan olmadığından bu ödeme üzerinden vergi
tevkifatı yapılmasının da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 31.3.2006 gün ve E:2006/124, K:2006/245 sayılı
kararının; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, işverene
tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı
verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin
ücret olarak tanımlandığı, ücretin, tazminat, tahsisat, zam, avans, aidat,
huzur hakkı, pirim, ikramiye gider karşılığı veya başka adlar altında
ödenmiş olmasının ya da ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı
ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş olmasının mahiyetini
değiştirmeyeceğinin ifade olunduğu, davacı hakkında, yargı kararıyla iş
akti feshinin geçersizliğine ve işe başlatılmaması halinde yapılacak ödemelerle
ilgili olarak kurulan hükümlerin dayanağının, 4857 sayılı İş Kanununun
20 ve 21'inci maddeleri olduğu, işçinin işe iadesi için işverene süresi
içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine
kadar en çok dört aylık ücreti ile diğer haklarını kapsayan ödeme, hizmet
aktine dayalı ve hizmeti sürdürmesi gerektiği halde, aktin sebepsiz feshi
üzerine işçinin alıkonulduğu hizmeti ile ilgili olarak yapılmış bir ödeme
olduğundan Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesi hükmü kapsamında ücret
niteliğini taşıdığının kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulmasında
yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak, yasal süre içinde başvurmasına rağmen
işe başlatılmaması nedeniyle işverence davacıya dört aylık ücreti tutarında
ödenen tazminat ise; işverenin yeterli sebep göstermeden iş aktine son
vermesi önlenerek çalışanın işe başlatılmasını zorlamaya yönelik bir ödeme
olduğundan ve Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde düzenlenen ücret
tanımına girmeyen bu tazminatın vergilendirilmesi mümkün olmadığından
bu ödeme üzerinden yapılan vergilendirme yönünden davanın reddine ilişkin
hüküm fıkrasının Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına bozulması
istenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince Danıştay Başsavcısı tarafından
kanun yararına temyiz edilen Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 31.3.2006
gün ve E:2006/124, K:2006/245 sayılı kararı incelendikten ve Tetkik Hakimi
Cennet Oksal'ın açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşülüp
düşünüldü: Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği ile yaptığı
iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen davacının, feshin geçersizliği
ve işe iadesini isteyerek açtığı davayı sonuçlandıran Ankara 5.İş Mahkemesinin
3.10.2003 tarihinde verdiği K:2003/1641 sayılı kararıyla; aktin feshinin
geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği; süresinde işe
iadesini isteyen davacının bu istemi yerine getirilmeyerek işe başlatılmadığı;
dört aya kadar olmak üzere kararın kesinleşmesine kadar olan sürede doğan
ücret ve hakları dışında işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücretinin
de tazminen ve iş mahkemesi kararı gereğince davacıya ödenmesi sırasında
bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapıldığında çekişme bulunmamaktadır.
Yapılan bu tevkifata karşı açılan davayı inceleyen Sakarya Vergi Mahkemesince
verilen 20.7.2005 gün ve K:2005/179 sayılı kararla davacıya yapılan ödemelerin
iş mahkemesi kararına dayandığı ve Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde
ücret olarak vergilendirilmesi gereken ödemelerden olmadığı gerekçesiyle
tevkif edilen vergilerin davacıya ret ve iadesine karar verilmişse de
bu kararı itiraz yoluyla inceleyen Sakarya Bölge İdare Mahkemesince verilen
31.3.2006 günlü ve E:2006/124, K:2006/245 sayılı kararla, kesilen vergilerin
davacıya ret ve iadesine ilişkin hükmün bozulduğu ve 2577 sayılı Yasanın
45'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildiği
anlaşılmaktadır.
Kanun yararına bozma istemi; iş mahkemesi kararı gereğince işveren tarafından
davacının işe başlatılmaması nedeniyle ödenen tazminattan vergi kesintisi
yapılmasında hukuka aykırılık görülmeyerek verilen davanın reddi yolundaki
hüküm fıkrasına ilişkindir.
Sözleşmenin feshinin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine karar verilmesi
üzerine bu istemle başvurulmasına karşın işe başlatmayan işveren aleyhine
hükmolunan tazminatın ödenmesi, iş sözleşmesinin tarafları arasındaki
çalışma ilişkisinin sona ermesi sonucunu yaratmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde ücret ve ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı
sağlanan ve para ile temsil edilen yahut edilebilen ödemeler olmasıdır.
Çalışanı işe iade etmeyerek çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından
yargı kararında öngörüldüğü için ödenen tazminat, ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliklerini taşımadığından, bu ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun
61'inci ve 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli
bent uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
Yargı kararıyla işe iadesine karar verilen davacıya, başvurusuna rağmen
işe başlatılmayarak işsiz bırakılması nedeniyle işverence yapılan bu ödeme;
Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1)
işaretli bentte vergiden müstesna tutulan işsizlik sebebiyle verilen tazminat
niteliğinde olduğu halde, 25'inci maddede sadece çalışanlara ödenen kıdem
tazminatının 24 aylığı aşmayan kısmının vergiden müstesna tutulduğuna
dayanılarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısının temyiz isteminin kabulü ile
Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 31.3.2006 gün ve E:2006/124, K:2006/245
sayılı kararının, davacıya, işe başlatılmaması sebebiyle dört aylık ücreti
tutarında ödenen tazminatın tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık
bulunmadığı gerekçesine dayanan davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının;
2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun
yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına,
kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine
ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 15.2.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
Danıştay Üçüncü Daire Başkanlığından:
Esas No : 2006/3799
Karar No : 2007/414
Kanun Yararına Temyiz Eden : DANIŞTAY BAŞSAVCISI
Davacı : Mustafa GÖRMEZ
Vekili : Av.Savaş Barış PEKER-Çark Cad.53/7-SAKARYA
Karşı Taraf : Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü-SAKARYA
" KREDİ KOOPERATİFİNDE ÇALIŞAN İŞÇİNİN AÇTIĞI İŞE İADE DAVASINDA HÜKMEDİLEN
TAZMİNAT VE ÜCRETTEN KESİLECEK VERGİ
İstemin Özeti : Ankara 5. İş Mahkemesinin 17.11.2003 günlü ve K:2003/1794
sayılı kararıyla, Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği Müdürlüğünce
8.7.2003 tarihinde yapılan iş akti feshinin geçersizliğine ve davacının
işe iadesine; yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin işe başlatmaması
halinde dört aylık ücreti tutarında tazminatın ve kararın kesinleştiği
tarihe kadar geçen süre için de dört aylık tutarında ücret ve haklarının
ödenmesine karar verilen davacının işe başlatılmaması nedeniyle tarafına
ödenen dört aylık ücreti tutarında tazminat ile kararın kesinleşmesine
kadar geçen süre için dört aya kadar doğan ücret ve hakları toplamı üzerinden
tevkif edilerek muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenen gelir vergisinin
iadesi istemiyle vergi idaresine yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme
ve yapılan tevkifata karşı açılan davada; işveren tarafından davacıya
yapılan ödemenin mahkeme kararı üzerine ödenen bir tazminat olduğu ve
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi
gereken tazminatlardan olmadığından vergilendirilemeyeceği gerekçesiyle
tevkif edilerek ödenen verginin ret ve iadesine karar veren Sakarya Vergi
Mahkemesinin 20.7.2005 gün ve E:2005/48, K:2005/180 sayılı kararını; iş
mahkemesi kararında hükmedilen tazminat, işçiye çalışılmayan sürelerde
ödenmeyen ücret niteliğinde olduğundan, üzerinden vergi tevkifatı yapılmasında
hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozan ve davayı reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 20.10.2005 gün ve E:2005/426, K:2005/579 sayılı
kararına karşı yapılan karar düzeltme istemini; feshin geçersizliği ve
işçinin işe iadesi yönünde verilen iş mahkemesi kararının kesinleşmesine
kadar çalışılmayan süre için davacıya ödenen dört aylık ücreti ve diğer
hakları üzerinden yapılan vergi tevkifatında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacının işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücreti tutarında ödenen
tazminatın ise Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinde düzenlenen vergiden
müstesna tutulan tazminatlardan olmadığından bu ödeme üzerinden vergi
tevkifatı yapılmasının da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddeden Sakarya
Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006 gün ve E:2006/130, K:2006/184 sayılı
kararının; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, işverene
tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı
verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin
ücret olarak tanımlandığı, ücretin, tazminat, tahsisat, zam, avans, aidat,
huzur hakkı, pirim, ikramiye gider karşılığı veya başka adlar altında
ödenmiş olmasının ya da ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı
ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş olmasının mahiyetini
değiştirmeyeceğinin ifade olunduğu, davacı hakkında, yargı kararıyla iş
akti feshinin geçersizliğine ve işe başlatılmaması halinde yapılacak ödemelerle
ilgili olarak kurulan hükümlerin dayanağının, 4857 sayılı İş Kanununun
20 ve 21'inci maddeleri olduğu, işçinin işe iadesi için işverene süresi
içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine
kadar en çok dört aylık ücreti ile diğer haklarını kapsayan ödeme, hizmet
aktine dayalı ve hizmeti sürdürmesi gerektiği halde, aktin sebepsiz feshi
üzerine işçinin alıkonulduğu hizmeti ile ilgili olarak yapılmış bir ödeme
olduğundan Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesi hükmü kapsamında ücret
niteliğini taşıdığının kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulmasında
yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak, yasal süre içinde başvurmasına rağmen
işe başlatılmaması nedeniyle işverence davacıya dört aylık ücreti tutarında
ödenen tazminat ise; işverenin yeterli sebep göstermeden iş aktine son
vermesi önlenerek çalışanın işe başlatılmasını zorlamaya yönelik bir ödeme
olduğundan ve Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde düzenlenen ücret
tanımına girmeyen bu tazminatın vergilendirilmesi mümkün olmadığından
bu ödeme üzerinden yapılan vergilendirme yönünden davanın reddine ilişkin
hüküm fıkrasının Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına bozulması
istenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince Danıştay Başsavcısı tarafından
kanun yararına temyiz edilen Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006
gün ve E:2006/130, K:2006/184 sayılı kararı incelendikten ve Tetkik Hakimi
Cennet Oksal'ın açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşülüp
düşünüldü:
Tarım Kredi Kooperatifleri Sakarya Bölge Birliği ile yaptığı iş sözleşmesi
işveren tarafından feshedilen davacının, feshin geçersizliği ve işe iadesini
isteyerek açtığı davayı sonuçlandıran Ankara 5.İş Mahkemesinin 17.11.2003
tarihinde verdiği K:2003/1794 sayılı kararıyla; aktin feshinin geçersizliğine
ve davacının işe iadesine karar verildiği; süresinde işe iadesini isteyen
davacının bu istemi yerine getirilmeyerek işe başlatılmadığı; dört aya
kadar olmak üzere kararın kesinleşmesine kadar olan sürede doğan ücret
ve hakları dışında işe başlatılmaması nedeniyle dört aylık ücretinin de
tazminen ve iş mahkemesi kararı gereğince davacıya ödenmesi sırasında
bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapıldığında çekişme bulunmamaktadır.
Yapılan bu tevkifata karşı açılan davayı inceleyen Sakarya Vergi Mahkemesince
verilen 20.7.2005 gün ve K:2005/180 sayılı kararla davacıya yapılan ödemelerin
iş mahkemesi kararına dayandığı ve Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde
ücret olarak vergilendirilmesi gereken ödemelerden olmadığı gerekçesiyle
tevkif edilen vergilerin davacıya ret ve iadesine karar verilmişse de
bu kararı itiraz yoluyla inceleyen Sakarya Bölge İdare Mahkemesince verilen
3.3.2006 günlü ve E:2006/130, K:2006/184 sayılı kararla, kesilen vergilerin
davacıya ret ve iadesine ilişkin hükmün bozulduğu ve 2577 sayılı Yasanın
45'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildiği
anlaşılmaktadır.
Kanun yararına bozma istemi; iş mahkemesi kararı gereğince işveren tarafından
davacının işe başlatılmaması nedeniyle ödenen tazminattan vergi kesintisi
yapılmasında hukuka aykırılık görülmeyerek verilen davanın reddi yolundaki
hüküm fıkrasına ilişkindir.
Sözleşmenin feshinin geçersizliğine ve çalışanın işe iadesine karar verilmesi
üzerine bu istemle başvurulmasına karşın işe başlatmayan işveren aleyhine
hükmolunan tazminatın ödenmesi, iş sözleşmesinin tarafları arasındaki
çalışma ilişkisinin sona ermesi sonucunu yaratmaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde ücret ve ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı
sağlanan ve para ile temsil edilen yahut edilebilen ödemeler olmasıdır.
Çalışanı işe iade etmeyerek çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından
yargı kararında öngörüldüğü için ödenen tazminat, ücret sayılan ödemelerin
ortak özelliklerini taşımadığından, bu ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun
61'inci ve 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli
bent uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
Yargı kararıyla işe iadesine karar verilen davacıya, başvurusuna rağmen
işe başlatılmayarak işsiz bırakılması nedeniyle işverence yapılan bu ödeme;
Gelir Vergisi Kanununun 25'inci maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1)
işaretli bentte vergiden müstesna tutulan işsizlik sebebiyle verilen tazminat
niteliğinde olduğu halde, 25'inci maddede sadece çalışanlara ödenen kıdem
tazminatının 24 aylığı aşmayan kısmının vergiden müstesna tutulduğuna
dayanılarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısının temyiz isteminin kabulü ile
Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 3.3.2006 gün ve E:2006/130, K:2006/184
sayılı kararının, davacıya, işe başlatılmaması sebebiyle dört aylık ücreti
tutarında ödenen tazminatın tevkifata tabi tutulmasında hukuka aykırılık
bulunmadığı gerekçesine dayanan davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının;
2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun
yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına,
kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine
ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 15.2.2007 gününde oybirliğiyle karar
verildi. |